İLETİŞİM VE TİPOGRAFİ ÜZERİNE NOTLAR

TİPOGRAFİ NEDİR

Tipografi kısaca, yazının okunurluğunu arttırırken aynı zamanda bir karakter kazandırmaya yönelik yapılan çalışmalar olarak adlandırabiliriz.

İyi bir grafik tasarımcı olabilmenin ön koşulu tipografiyi tasarımların içinde doğru ve etkili bir biçimde kullanmaktır. Sağlam bir tipografi bilgisi için tipografiyi meydana getiren parçaları bilmek ve hakim olmak gerekmektedir. Aşağıdaki parçalar tipografinin temellerini oluşturur.

  • Mesajı oluşturanın ve alanın insan olmasından ötürü İLETİŞİM
  • Düşüncelerimizi aktardığımız sembol sistemi olan YAZI
  • Semiyotik GÖSTERGE BİLİM

İLETİŞİM

Bildirmek, Paylaşmak, Birleştirmek

İletişim toplum ve teknoloji ile birlikte gelişir. Bir zihnin diğer zihni etkilemesidir. Müzik, resim, dans, heykel, tiyatro gibi sanat dallarını da içerir. Çünkü her bir sanat eseri sanatçının kendini ifade ettiği yollardan biridir. Tipografi ile iletişimde semboller, işaretler ve sözcükler kullanılır. iletişim anlam alışverişi olarak tanımlanmaktadır.

İLETİŞİM ÖĞELERİ

  • Gönderici (Kaynak)
  • Mesaj (İleti)
  • Kanal (Araç)
  • Alıcı (Hedef)
  • Geri bildirim (feedback)
  • Çevre

İletişimin başlangıç noktası, kaynağı insandır. İnsan mesajı oluşturur. Hedef kitlesini belirler ve buna uygun iletim aracını seçer. Çevre ise mesaj alışverişinin yapıldığı ortamdır. Bu çevre içinde iletişim sürecine dahil olan ve etkileyen her şey her şey iletişim ortamının bir parçasıdır. Geri bildirim ise mesaja alıcı tarafından verilen tepkilerin kaynağa dönmesidir.

ALGI

Uyarıcı ve algılayan kişinin özellikleri algıyı belirler. Algı insana özeldir. Kişinin eğitimi, beklentileri, dünya görüşü gibi faktörler uyaran karşısındaki algısını oluşturur. Bu sebepten ötürüdür ki reklamcılar HEDEF KİTLEYE yönelik çalışmalar yaparlar. Algının gerçekleşebilmesi için de uyaranın kişinin dikkatini çekmiş olması gerekir.

  • Zemin şekil algısı: Zemin üzerinde gördüğümüz şekil dikkatimizi çeker. zemin değişince algı da değişir.
  • Tamamlama algısı: Duyularımız bir şeyin ne kadar küçük bir parçasını algılarsa algılasın zihnimiz bunu bütüne tamamlar.
  • Süreklilik algısı: Aynı yönde ilerleyen parçalar bir bütün olarak algılanır.
  • Benzerlik algısı: Birbirine benzer uyarıcıları grup olarak algılanır.

TİPOGRAFİ ve İLETİŞİM

Tipografi forma uygun yazmak demektir. Bu yazı tipi, punto büyüklüğü, satır arası boşluk gibi özelliklerin düzenlenmesi ile oluşur. Hem görsel hem fonksiyonel olarak konuya yaklaşmak gerekir. Reklamda yazıyı ikna edici hale getiren tipografidir.

20. yüzyıl başlarında tipografi süslemecilikten işlevselliğe ve okunurluğa geçiş yapmıştır. Tipografi dilin yazılı formuna bir karakter kazandırır. Yerine göre ruhu okşayan yerine göre heyecan veren duygulara sürükler. Çok çeşitli yazı karakterleri vardır. Erkeksi, kadınsı, sert, güçlü, laubali, resmi, komik, modern… Örneğin İnce uzun harfler kadınsılığı ve yumuşaklığı ifade ederken tırnaklı yazılar kalite, serifsiz harfler de performansı işaret eder.

GÖRSEL İLETİŞİM

Görsel iletişim sözsüz iletişimin bir parçasıdır ve hayatlarımızda yaşamsal önemi vardır. Trafik ışıklarından, iş güvenliğine, ambalaj etiketlerinin üzerinden sağlık sektörüne ve sayamadığım daha bir çok alanda hayatımızın içindedir.

SEMİYOTİK (Gösterge Bilim)

Genel bir temsil, işaret teorisidir. Bir başka şeyin yerini tutan ya da onu insan zihninde canlandıran her şeydir.

YAZI

İnsanların düşüncelerini yazı ile aktarmak için kullandıkları şekillerdir. Yazı bilginin depolanmasını ve korunmasını sağlar. mağaralardaki resimlerden yazıya geçiş için insanoğlu 7000 yıllık bir serüvenden geçmiştir. Dildeki farklı sesler sırasıyla resim, işaret ve harf olarak gösterilmiştir. İlk yazılar yerleşik düzene geçtikten sonra kayıt tutma ihtiyacından doğmuştur. ilk rakamlar ise tahtalara atılan çentikler ya da ipliklere atılan düğümlerdir. Kağıdın (papirüs) icadı ile bilgi taşınabilir olmuş matbaanın icadı ile de halka yayılmıştır. Bu ortaçağda klisenin gölgesinde yaşayan Avrupa’nın silkelenip rönesans dönemine geçişindeki etkenlerden biri olmuştur.

Black letter yazı tipinin dik kalın çizgileri ve ince yatay başlantıları vardı. bu yazı tipi çok yer kaplıyor ve okunması ve maliyeti yüksekti. Yine değişen ihtiyaçlara göre yazı tipinin gelişmesi gerekiyordu. Fransız Nicolas Gent Jenson yazı tipini geliştirildi. Black letter’a göre daha okunaklı olan Jenson kısa bir sürede hızlı bir şekilde Avrupa’ya yayıldı.

15. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar olan süreçte yazı tiplerinde Tırnaklar yerinde dururken sadece yatay ve dikey çizgiler arasındaki kontrast artmıştır.

Asıl değişim endüstri devrimi ile birlikte gelen tırnaksız yazı tipi olmuştur. Sonrasında baskı tekniklerinin gelişmesi kağıdın ucuzlaması gibi faktörlerle artan font çeşitliliği de peşinden gelmiştir.

Bu çeşitlilik en sonunda bir tepki doğurdu. 20. yüzyılın başlarında Paul Renner, Futura adlı yazı tipini geliştirdi. futura basit geometrik şekillerden oluşuyordu. futuranın daha nazik eğrilere dönüştürülmesi ile de gill sans oluştu.

1957 yılında İsviçre’de yazı ailesi olan Helvetica doğdu. Bu yazı ailesi o kadar kullanışlıydı ki dünyanın en sevdiği yazı tipi ailesi haline geldi.

20. yüzyılın başında grafik tasarımın gelişmeye başlaması ile birlikte tipografik gelişmeler hızlanmıştır. Modern sanat hareketlerinin bir uzantısı olarak tasarımcılar da yeni tipografi adı altında önemli gelişmelere imza atmışlardır. Tipografide sadelik ve okunurluğu savunan bu yeni yaklaşım tasarımlarda estetiği de yüceltmiş oldular.

Tschichold SABON 1967, Edward Johnston RAILWAY TYPE (1872-1944), Erik Gill GILL SANS (1928-1930), Paul Renner FUTURA (1878-1956) Adrian Frutiger UNIVERS (1928) başlıca üretilen yazı aileleridir.

bilge şahin
2014 – izmir